Follow us on:

Kosova Bağımsızlık Yolu için Türkiye’ye Müteşekkir

22 Ekim 2012/Lamiya Adilgızı/ Today’s Zaman-İstanbul Kosova Dışişleri Bakan Yardımcısı Petrit Selimi Today’s Zaman’a verdiği röportajda Kosova’nın bağımsızlığı ve uluslararası ve bölgesel kuruluşlara kabul edilmesi yönünde Ankara’nın temel rolü olduğunu ve Kosova’nın özel önem verdiği bir ülke olan Türkiye’nin uluslararası bir güç olduğunu belirtti.

Selimi sözlerine,Kosova’nın başarısının Türkiye, ABD ve AB ile dostane ilişkilerden kaynaklandığını ekleyerek”Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından yönetilen Türk diplomasisi, Kosova’nın uluslararası alanda tanınması ve bölgesel işbirliğine kabulü için önemli destek sunmaktadır” dedi.

Türkiye,  2008 yılının başlarında bağımsızlığını ilan eden  Kosova’yı ilk tanıyan ülkelerden biri oldu ve Balkanlarda yürüttüğü aktif dış politika ile özellikle istikrar ve sınır güvenliği konuları başta olmak üzere Kosova’ya özel önem vermeye devam etmektedir.

Türkiye’yi,  Kosova ve tüm Balkan ülkelerinin önemli ortaklarından biri olarak niteleyen Selimi,  Ankara ve Priştine’nin hem ekonomik hem de siyasi alanda ikili ilişkilerini geliştiren stratejik birer müttefik olduğunu belirtti. Selimi, Türkiye ve Kosova arasında 1 milyar Euro’yu aşan değerdeki iş anlaşmalarının iki ülke arasındaki ilişkilerin en önemli kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.

Selimi ” Son beş yıl içerisinde Kosova’nın kaydettiği  %6 ‘lık ekonomik büyüme,Türk şirketleri ile işbirliğinden kaynaklanmaktadır” dedi.


Selimi,  2008 yılında bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana Kosova’nın dünya çapında başarılı olması ve uluslararası topluma dahili edilmesi için yararlı olduğuna inandığı Türkiye’nin desteği için teşekkürlerini  ileterek,”  Türkiye, Kosova ve Sırbistan’ın gelecekte iyi ilişkiler geliştirmeleri için, Türkiye’nin refah ve  büyüme modelleri gibi  iş ve eylemlerin siyasi sözlerin önünde tutulması modelini  örnek almaları yönünde önemli rol oynayabilir”dedi.

Sırbistan her nekadar Kosova toprakları üzerindeki iddiasından vazgeçmemiş olsa da Kosova bağımsızlığını tek taraflı olarak ilan etti. Sırbistan,Kosova üzerindeki kontrolünü,  ayaklanmayı bastırmak için Kosova’daki Arnavutları tasviye etmek ile suçlandığında  1999 yılında gerçekleşen NATO askeri müdahalesinin ardından  kaybetti.  1999 yılının Haziran ayında NATO’nun Sırbistan’a karşı başlattığı kapsamlı bombardmanın ardından, uluslararası barış gücünün Kosova’ya girmesine izin verildi ve yönetim Birleşmiş Milletler’e devredildi.

Şu ana itibari ile ABD, AB üyelerinin çoğu ve Türkiye olmak üzere toplam 90 ülke Kosova’yı bağımsız egemen bir devlet olarak kabul etti.

Kosova’nın bağımsızlığından bu yana iki ülke arasında var olan teknik konuların çözümünü teşvik eden BM kararını takiben, 2011 yılının Mart ayında Kosova ve Sırbistan arasındaki gergin ilişkileri yumuşatmak için AB gözetimindeki müzakereler  başladı.

Teknik düzeydeki görüşmeleri  pozitif ve sorunların çözümü için iyi niyetli bir aşama olarak değerlendiren Selimi  iki taraf arasında uzlaşı sağlanan birçok konunun ne yazık ki ”Sırbistan tarafından uygulanmadığını” belirtti.

Selimi,” AB,her iki ülke ile ilgili son raporlarında, Sırbistan’ın eğer AB’ye girmek istiyorsa Kopenhag kriterlerinden iyi komşuluk ilişkileri kriterini yerine getirmesi ve tüm kriterli uygulaması gerektiğini belirtti; bu da,  Sırbistan’ın entegrasyonunun, tüm eski anlaşmaların uygulanması ve  yeni  müzakereler ile daha derinlemesine uğraşılması koşuluna bağlandığı anlamına geliyor” dedi.  Selimi, Kosova Cumhuriyeti’nin, Sırbistan  ve Kosova devletleri  ve halkları arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için müzakereleri sürdürmeye istekli olduğunu sözlerine ekledi. Kendisi, eğer her iki ülke AB ve NATO’ya doğru ilerlemek istiyorsa öncelikle ilişkilerini geliştirmeleri gerekiyor şeklinde konuştu.

Her iki taraf da, Sırbistan ve Kosova başbakanlarının AB arabuluculuğu nezdinde ve ilk defa  AB Dış Politika Sorumlusu Cathrine Ashton’un başkanlığında  Brüksel’de bir araya gelmesi ile 20 Ekim tarihinde birinci raunt görüşmeleri ile başlayan müzakereleri sürdürmek için Brüksel tarafından baskı altındaydı.

Ashton,  ifadesinde” Biz iki taraf arasındaki ilişkileri normalleştirmek için diyaloğa devam etmeye karar verdik” sözlerine yer verdi.  Ashton sorunların çözülmesi, halkların yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve Sırbistan ve Kosova’nın AB üyeliğinin kolaylaşması için Sırbistan ve Kosova arasındaki diyaloğun önemine vurgu yaparak”Yakında yine görüşeceğiz” dedi.